Bipolar bozukluk nedir? 

Hepimiz gündelik hayatımızda çeşitli duygu iniş çıkışları yaşarız. Hüzün, keder, mutluluk, coşku gibi bir çok duygusal yaşantıları, hayatın karşımıza çıkardığı olaylara göre yaşarız. Burada bahsi geçen duygusal haller anlatıldığı üzere duruma göre ortaya çıkarlar ve bu haller yaşanarak eski dengeli yapıya geri dönüş beklenir. Ancak bipolar bozuklukta yaşamsal olaylarla kısmen veya tamamen ilişkisiz olarak uzun süren ve yoğun duygudurum değişimleri olur. Bu değişimler kişinin andaki bütün yaşantısını etkileyerek, varoluşsal denge halini zedeleyerek, kişiyi duygunun duruma göre ortaya çıkmasını sağlayan sağlıklı ruhsal ve bedensel yapılarını olumsuz etkiler. Yani bipolar bozukluk olarak tanımladığımız olgu duygularda, düşüncelerde, enerjide ve davranışlarda aşırı değişikliklerle giden ve tedavi edilebilen bir ruhsal bozukluktur.

Ölümün ardından gelen yas süreci

Yas sevilen birinin kaybı sonucu ortaya çıkan doğal bir tepkidir. Kayba maruz kalan kişiye, ölen kişiyle olan ilişkisel bağa ve ölüm şekline göre değişkenlik gösterebilmekle birlikte yas süreci dört temel evreden oluşmaktadır:

Psikiyatrik Araştırmalara göre Yas Sürecinin Psikolojik Belirtileri

1.evre: Birkaç saat-birkaç hafta arasında değişebilen bu evrede kişi ölümün gerçekliğini kavramakta zorlanır. Yaşadıkları karşısında şaşkın, donuk, tepkisiz olabilir, boşluk ve gerçekdışılık duyguları yaşayabilir. Bu dönemde hatırlamada güçlükler, bedensel belirtiler görülebilir.

2.evre: Kişi kaybın acısını giderek daha fazla hisseder, yoğun üzüntü ve özlem duyguları yaşar, ölen kişiyi arar, ağlamalar olur. Öfke, huzursuzluk, korku ve heyecan, konsantrasyon güçlüğü, ilgi duyulan ve keyif alınan şeylere yönelik isteksizlik görülebilir. Zihin ölen kişiyle ve ölümle meşguldür. Bu evre günler-haftalar boyu devam edebilir.

3.evre: Kaybın geri dönmeyeceği gerçeğinin giderek fark edilmesiyle ümitsizlik ve çaresizlik duyguları ortaya çıkar, buna bağlı olarak yorgunluk-bitkinlik, isteksizlik ve ilgi kaybı ön plandadır.

Devamını oku

Oral Dönemin Fiksasyonu ve Cinsel İstismar Suçları Arasındaki İlişki

Psikolojıde fıksasyon , bireyın erken gelişim evresınde hazza ulaşmasını sağlayan bir davranışa ,yaşamın ilerleyen dönemlerinde  kalmasıdır .

Psikoseksuel kuramın ilk evresi olan oral dönemde yaşanan olumsuzluklar sebebıyle bireyde ortaya çıkabilen fıksasyonlar da bebek dunya ya ilk geldiğinde dış dünya ya bağımlıdır ihtıyaçlarını kendisi karşılamayacağı için bakım verenin desteği çok önemlidir. Özellikle bebeğin anneden beslenmesi fiziksel dürtülerini doyurmanın yanında kişiliğinin temelini oluşturacak güven duygusunun kazanılmasında da belirli olur .

Devamını oku

Travmatize Bireylerde Oluşan Mükemmeliyetçilik Tuzağı

Travmatize Bireylerde Oluşan Mükemmeliyetçilik TuzağıPsikoterapi seanslarımda zorlantılı yaşantılara maruz kalmış danışanlarımın kendilerine şu soruyu çok defa sorduklarına şahit oldum; tüm bunlar neden benim başıma geliyor, benim suçum ne, nerede hata yaptım, kaderin oyunları karşısında neden bu kadar savunmasızım, neden hep ben mağdurum? Danışanlarım bu soruyu sorduklarında onlara verdiğim cevabım ilk başta tatmin etmiyor, çünkü temelde yaşadıkları olumsuzluk duyguların kaynağı olan travmaları bilinçaltı boyutta kutsadıkları için, benim cevabım onların mağduriyet psikolojisinin etkisinde alışa gelmiş yaşantılarını eleştirir nitelikte görülüyor. Onların başlarına gelen olayları kendilerinin suçuymuş gibi düşünmeleri, yaptıkları hatalardan ötürü cezalandırılıyor olduklarını söylemeleri tamamen mağduriyet psikolojisinin pençesinde benlik ağlanması oluşturmuş insanların içine düştükleri temel tuzak oluyor. Hayatlarında onca güzel yaşantıların içinde sadece olumsuz olanlarına odaklanan kalıplaşmış bakış açıları ve hayattaki bütün kötülüklerin her türlü etkisini doğrudan içe alım yoluyla kendilerine mal etmeleri temel otomatikleşmiş düşüncelerinin başında geliyor. Devamını oku

Depresyon

Hepimiz gündelik hayatlarımızda duygusal iniş çıkışlar yaşamaktayız. Hayatın getirdiği olaylar karşısında güçlü karekterimizin soğuk duruşu çoğu zaman anı kurtarmış olsa da, profosyonellik adı altında aklileştirilmiş olsa da, ruhumuzun kayıt defterinde bütün yaşanmışlıklar özenle tutulur. Daha sonra bu kayıt defteri geriye dönük açılarak bizleri etkilemeye başlar. İnsan olmanın belki de en önemli bedelidir duyguların yakıcılığında yaşamaya çalışmak. Dengede kalmak, renk vermemek, güçlü görünmek, anti depresanların uyuşukluğunda ertelediğimiz her duygunun karşılığı depresyonla bize gelecektir muhakak. Devamını oku

Travmaya Maruz Kalmış Çocuklara Yönelik Saha Çalışması

SÜREÇ:

Sevgi Evleri Sitesinde Koruma ve bakım altında bulunun çocukların, psikolojik, akademik, gelişimsel süreçlerini takip etmek, raporlaştırmak için test taraması çalışması yapılmıştır. Bahsi geçen çalışmayı, Gülçin YILDIRIM(Özel Eğitim Öğretmeni), Osman İLHAN ( Uzm.Klinik Psikolog), Şenay ÇETİN ( Uzm.Psikolojik Danışman), bir araya gelerek oluşturduğu çalışma komisyonu uygulamıştır. Bu çalışmanın amacı, çocuklarımızın gelişim süreçlerini ve akademik düzeylerini belirleyerek, kurum idaresine rapor sunulup, gerekli çalışmaların çocukların yüksek menfaatine yönelik olarak organize edilmesi amacıyla, gönüllük esasına göre uygulanmıştır. Yapılan çalışmaya katılım gösteren seksen altı çocuktan elli çocuk rastgele seçilerek örneklem oluşturulmuş ve çıkan sonuç genel guruba indirgenerek, istatistiksel veriler elde edilmiştir. Elde edilen veriler, kurumsal çalışmalarda yol gösterici olması adına, kurum idaresine, kurum meslek elemanlarına sunularak, fikir alış verişinde bulunulmuştur. Devamını oku

Engel Tanımayanlara

Dünya yaşamına doğduğumuz andan itibaren sürekli gelişim ve değişim içiresindeyizdir hepimiz. Biyolojik özelliklerimizin sınırları ve insani bütün donanımlarımızın kapasitesi içerisinde çevreye adapte olmaya çalışırız. Adapte olduğumuz kadar gelişir ve çevre ile uyumlanırız. Kendimizi zorladığımız sürece bu uyumlanmayı en yüksek seviyede yaşarız. Kaslarımız kullanıldıkça güçlenir, zihnimiz öğrendikçe keskinleşir, konuştukça lisanımız akıcı hale gelir, vücudumuzu besledikçe sağlıklı olarak kalır. İnsan ile yaşam arasında görünmez kalemle imzalanmış bu anlaşmanın ilk maddesi, insanın hayat denilen ve sürekli yenilenen varoluşla gerçekçi iş birliğini kurgulaması gerekliliğidir. Devamını oku

RÜYALARIMIZ YOL HARİTAMIZDIR; Terapide Rüya Analizi

Sekreterim bir gün acil randevu talebi olduğunu ve dolu olan günümün rutin randevu saatleri dışında danışanı görüp göremeyeceğimi soruyordu.
Acil randevu talebi acildir.
Üniversitede fizik mühendisliğinde doktora öğrencisi bir genç hanımefendiydi randevuyu talep eden. Birkaç aydır haftalık düzenli görüşüyorduk ve acil randevu için normalde bir sebep yoktu.
Meraklanmıştım… Devamını oku

Paranoya ve Paranoid Kişilik Bozukluğu | Paranoya

Paranoya, karmaşık duygulara sebep olan ruhsal bir hastalıktır. Bu hastalığın en belirgin özelliği hezeyanlardır. Hastalar kendilerine eziyet yapıldığını, haksızlık edildiğini düşünürler. Bunu kötülüğü yapanlar herkes olabilir. Bu rahatsızlık daha çok erkekleri etkisi altına almaktadır. Bu hastalığı yaşayan kişiler korku, sevinç, öfke, gurur, kin gibi duygularını yoğun bir şekilde yaşarlar. Bu sayede çevre ile olan ilişkileri zedelenir ve toplum içerisinde yalnız kalma gibi sonuçlar doğurabilir. Çeşitli çevresel faktörlere bağlı olarak tetiklenerek açığa çıkabilir. Daha çok erkeklerin güven zemininde oluşturamadıkları yakın ilişkilerde, karşı taraftaki partnerin güvensiz davranışlarıyla tetiklenebileceği gibi, kişinin kendi hezeyanları ile karşı taraftaki bireyi güvenilmeyen olarak algılamasını da sağlayabilir. Bu yönüyle iç içe geçerek birbirini tetikleyen yönüyle karmaşıktır. Devamını oku