ANNE; ‘BEN’ OLMAMA YARDIM ET! SEN OLMAMI BEKLEME!

Doğduğumuz an Annenin dünyasında yaşamaya, nefes almaya başlarız. Varoluşumuz annenin bakımına bağlıdır. Anne ne zaman yedirir, ne yedirir ve nasıl yedirirse onu öğreniriz. Annenin duygu dünyasının da içine doğuyoruz da denebilir. Neye kızar, nasıl sevinir o şekilde öğrenme şablonları oluşur zihnimizde. Bu dünyaya ait ne varsa önce annenin tanımlarıyla bizde tanımlanır. Mutluluk, hüzün, keder, başarı annenin gözündeki gibidir bizde de. Doğum anımızdan okul yıllarımıza kadar neredeyse katıksız algımızı, öğrenmelerimizi  annenin dünyasında yaşarız. Devamını oku

Takip Et & Beğen & Paylaş

Kaybolduk!

Kaybolduk! • Bir varmış, Bir yokmuş… • Evvel zaman içinde bir İnsan varmış. • Bu İnsanın derdi varmış. • Çünkü İnsan kaybolmuş. • Öyle büyük bir yolculuğa çıkmış, öyle uzaklara gitmiş ki insan arkasına dönüp baktığında izlerini bulamaz olmuş. • Geldiği yönü kaybetmiş. • Geldiği yönü kaybetmiş de gideceği yönü bulmuş mu?
• Arıyoruz hepimiz. • Arıyoruz evet… • Ama gerçekte ne aradığımızı kaybettik. Devamını oku

Takip Et & Beğen & Paylaş

KENDİNE YABANCI İNSAN

Şato gibi büyük, gösterişli çok odalı bir malikanenin büyük yekpare, çok kaliteli bir ahşap kapıdan içeri giriyorsunuz. Müthiş bir zenginlik gözlerinizi kamaştırıyor. Zevkli büyük, ışıltılı avizeler, ayna gibi cilalı granit zemin ve hizmetkarlar la karşılanıyorsunuz. Fakat bu kadar büyük zevk ve zenginliğin olduğu evde bir şeyler garip geliyor girer girmez.

Belli ki evde küçük çocuklar var diyorsunuz içinizden. Sonra bir üst kattaki küçük salon dedikleri yere geçiyorsunuz. Küçük dedikleri salon nerdeyse olimpik havuz. Devamını oku

Takip Et & Beğen & Paylaş