Çocuk Psikolojisinde Resim Çiziminin Önemi

Resim, bireyin kendi zihinsel süreçlerindeki karmaşayı açıklamak için bir yöntem ve zihinsel gelişimin göstergesi sayılabilir.

Kendiliğinden yapılan resimler, insanların ruhsal dinamiklerini yansıtabilmesi sebebi ile , doğru uzmanlar tarafından etkili analizler sonucu çocukların ve onların gelişimsel süreçlerini bize ayrıntılı bir şekilde gösterebilirler.

Çocuğun yaptığı resimdeki figürler, çizimler ve her türlü karalamalar çocuğun gelişimsel ve ruhsal süreçleri hakkında öyle geniş bilgiler verir ki, bize bazen bir çok uzmanın bir araya gelerek yorumlaması gereken veriler içerir. Çocuğun gelişiminin erken aşamalarında çizim, kelimelerden çok daha anlamlıdır. Çocuğun kas becerileri bir kağıt üzerine karalama dahi olsa bir şeyler çizebilmeye dil becerisi ve kelime öğreniminden önce başlar, ayrıca çocuk iç dünyasındaki karmaşık duygu durumları ifade edebilecek dil gelişiminde olmayabilir, ancak resimlerle çizilen figürlerde bir sınırlama yoktur, resme bakan uzmanın da yeterliliğine bağlı olarak çizilen her figür her çizik bilgi açısından da yorumlanıp genişletilerek, çocuk hakkında veri toplanabilmesini kolaylaştırmaktadır.

Çocuğun çizmiş olduğu resimler bir uzmana bir çok ip uçları verebilmektedir. Resimdeki her türlü çizim çocuğun düşünüş biçimlerini, diğer çocuklarla ve yetişkinlerle olan sorunlarını resme yansıtır ve bu sorunlarıyla baş etme şekilleri hakkında ipuçları verirler. Bazen çocuktan ailesini bir kağıda resim etmesini istediğimizde çocuk kağıt üzerine aile bireylerini kendi ruhlarındaki yansımalarına göre çizerler, örneğin anne baba eğer anlaşamıyorlarsa çocuk anne babayı resimde yan yana çizmez, yada evde şiddet görüyorsa şiddeti uygulayan aile bireyinin bazı uzuvlarını eksik çizer, yada eğer şiddeti tekme atarak yapıyorsa o kişinin ayaklarını resimde çizmez, kendi çocuk zihninde bir şekilde o ayaklarla ona bir daha vuramasın diye bunu yapar.

Serbest resim çalışmasında çocuğun resim kağıdını kullanış biçimi, resimdeki kompozisyon ve kullanılan renkler , uzman gözlemciler için anlamlıdır. Çünkü çocuk, kendisini resim yaparken, kendisini özgür bir oyun ortamında hissettiğinden tüm davranışları kendiliğinden doğaldır. Bu doğal ortam sebebi ile çocuğu izleyen uzman, çocuk kendisi gibi en doğal haliyle davrandığı için bir çok bilgi elde eder çocuğun davranışları ve diğer ipuçlarından. Ancak resim aracılığı ile çocuğun algı dünyasından tam eksiksiz bilgi alınabildiğini söylemekte doğru olmayacaktır.

Çocuk resimlerinin en önemli yönü çocuğun düşünce şeklini ve içeriğini yansıtmasıdır. Çocuk yapmış olduğu resimlerinde bize kendi imgelerini, düşüncelerini ayrıntılarıyla anlatma imkanı bulur, ancak perspektif ve içerik yetersizlikleri zaman zaman hatalara ve resmin fakir kalmasına sebep olabilir. Kuşkusuz benzer güçlüklere sözlü anlatımda da rastlanabilir.

Resim, çocukla iletişim kurarken yetişkinlerin yaşamış olduğu iletişim ve yaklaşım problemlerini aşma konusunda  çok etkili bir araçtır. Anne babanın çocuklarıyla beraber yapacakları resim çalışmaları, ailelerin çocukları hakkında bir çok paylaşım ve sorun çözümünü getirecektir. Aile çocuğun resme yansıttıklarına net şahit olabileceklerdir. Resim, çocuğun dış dünyayı algılayışının bir göstergesi kabul edilir. Çocuk resimde gördüğü nesne formuna en yakın çizimi yapmaya çalışır, burada önemli olan görsel olarak yansıtılan konunun ne ifade ettiğidir.

Klinik açıdan da resimler kişilik parametrelerinin değerlendirilmesinde yada ruhsal bozuklukların tanımlanmasında da yararlı olabilmektedir. Bundan da daha önemlisi sanat ile tedavi metotları ile kişinin ruhsal sağıltımı sağlanarak, iç dünyasındaki karmaşayı dışa vurabilme şansı tanıdığından tedavi edici yönü de vardır.

Her çocuk belirli bir kas olgunluğuna erişmeye başladığında kağıt üzerine resim çizebilme fizyolojik olgunluğundadır, ancak kağıda resim edeceği imgeler, figürler, çizimlerin derinliği ve gerçekliğe yakınlığı yaşının özellikle zekasal gelişiminin geldiği noktaya göre farklılık gösterecektir. Her çocuk için kendisinin çizdiği resim sadece o çocuğun dinamikleri açısından anlamlıdır, yaş dönemi ve fiziksel gelişimine bağlı ortak yönlerden bir genelleme yapmak mümkündür ancak resmi yapan bireyi temel alarak bir yorumlama yapmak daha doğrudur. Bu bireysellik bize resmi yapan hakkında gelişimsel, zekasal, kliniksel açıdan bir çok bilgiyi de bize sunmaktadır.

Çocuklar yaratıcı çalışma için özel bir uyarıma gereksinim duymazlar. Her çocuk uygun ortam sağlandığında, herhangi bir ket vurucu durum olmadığında, kendisinde doğuştan var olan yaratıcılık dürtülerini kullanabilir.

Psikolojik tanımlamada, küçük yaştaki çocuklar için sözcüklerden daha güçlü bir anlatım aracı olan resim, bize çocuğun iç dünyası ve büyüme süreci hakkında önemli bilgiler verir. Örneğin çocuğun resimlerde çizdiği insan figürlerinin belli bir sosyal ağlanma içinde çizilmesi, mesela okul bahçesinde oynayan çocukların bir arada farklı yapılarıyla çizilmesi, resmi çizen çocuğun sosyal zeka gelişimi ve gerçekliği algılama organize etme becerilerinin gelişimsel normallik içerisinde seyrettiğini bize gösterir, diğer gelişimsel alanlarda da yorum yapmak mümkündür. Ancak resim, basil başına klinik tabloyu bize göstermesini bekleyemeyiz diğer ölçüm araçlarını da kullanmak gerekir, bu ölçüm araçları: Bireysel raporlar, gözlem, projektif teknikler  gibi tekniklerle elde edilebilinir, burada asıl önemli olan gözlemi yapan uzmanın yeterliliğidir.

Çocuklarla çalışan bütün uzmanların, öğretmenlerin, çocuk psikologlarının, çocuk gelişimcilerin, ana okulu öğretmenlerinin ve diğer profosyonellerin çocuktan resim yoluyla bilgi edinme noktasında bilinçli olmaları gerekmektedir. Çocuktan en etkili geri dönüşü ve onun sessiz dünyasını deşifre edebilmenin yöntemlerinden bir tanesi de resimdir. Diğer önemli gözlem aracı ise oyun ortamında olduğu gibi kendisini dışarı yansıtan çocuktan gözlemlenenler çok etkili bilgiler verebilmektedir çocuk hakkında.

Resim yardımıyla çocuğun iç dünyasından, hatta yetişkinlerinde iç dünyalarından bilgi edinmeyi öğrenmek bir çok uzmana kolaylık sağlayacaktır. Resim yolu ile veri toplama öğrenilebilen bir durumdur, belirli bir entellektüel olgunluk ve basit metotlarla her insan resim yoluyla çocuklarından yada ailelerindeki diğer bireylerden veri toplayabilecek aşamaya gelebilir. Herkes genelde çizilen bir resme baktığında, örneğin sanatsal tablolara, o tablolardaki derin anlamları, sanatçının ruh halini idrak etmeye çalışır, kendi bakış açısına göre yorumlamalar yapar. Özellikle çocukların ve klinik vakaların çizmiş olduğu resimlerde uygun bakış açısını biliyorsanız eğer sanatsal ve felsefi bir derinlik aramaktan ziyade  onların ruhsal dinamikleri hakkında  bilimsel çıkarımlar yapılabileceği görülecektir, bu durumda bize uygun yaklaşımı gerekiyorsa önlem almayı sağlayabilir, ruh sağlığı alanında kişilik bozukluğu yaşayan bir kişinin çizmiş olduğu bir resimden o kişinin zihninde kurguladığı intihar düşüncesinin ip uçlarını dahi yakalayabilmeniz mümkündür, bu noktada resim ile elde edilen veriler önleyicilik açısından da son derece önemlidir.

 

Bi Nefes Psikolojik Danışmanlık Merkezi

Uzman Klinik Psikolog/ Psikoterapist  Osman İLHAN

Takip Et & Beğen & Paylaş