Üstün Yetenekli Çocuklar

Hangi çocuklara üstün zekâlı denilenirebilir, üstün yetenek ile üstün zekâlı olmak aynı kavramlar mıdır? Hiperaktivitenin zekâyla ilgisi var mıdır? Anne babaların, ayırt etmekte zorlandığı bu kavramları açıklamaya çalışacağım bu makalemde.

Bu kavramlar üzerinde fikir edinmeye çalışan herkesin ilk bilmesi gereken nokta, üstün zeka kavramının üstün yetenek kavramı içinde düşünülmesinin önemi. Ayrıca, sürekli hareket halinde olan, dışarıdan meraklı, maceracı-kaşif, kısacası bu özellikleriyle zekasal bir parlaklık gösteren bazı çocukların aslında dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu yaşıyor olabilir, özellikle bir konu üzerinde odaklanmada yaşanılan güçlükle ve aşırı hareketlilikle kendisini belli eden bu bozukluk ile üstün yetenekli olma durumunu birbiri ile karıştırmamak gerekir.

Peki üstün yetenekli çocuklarda görülen özellikler nelerdir, diğer durumlardan nasıl ayırt edilir?

Üstün yetenekli çocuklar yaşıtlarına göre daha hızlı ve erken zihinsel gelişim gösterirler. Bu durumda çocuğun daha küçük yaşlarda mantıksal örüntülerini daha iyi kullanmasına ve karmaşık problemleri daha hızlı çözebilmesini sağlar. Öğrenmeye çok isteklilerdir, sürekli sorular sorarak ailesini ve öğretmenlerini bıkkınlığa düşürebilirler.  Ayrıca bir konu üzerinde dikkatlerini toparlayabilmeleri çok kolaydır ve dikkat süreleri de diğer çocuklara göre daha fazla gelişmiştir. Özellikle ortaya attıkları fikirler, bir konu hakkındaki yorumları, bir sorunu çözmekteki becerileri, sordukları soruların içerikleri, bir bilgi içeren belgesel yada yazı karşısındaki heyecanları, bitmeyen öğrenme açlıkları gibi noktalarda bu çocukları ayırt etmek kolaydır, anne-babaların ve öğretmenlerin günlük gözlemleri ve diğer çocuklara göre kıyaslamaları sonucu üstün yetenekli çocuğun fark edilmesi kolaydır, adeta o kömürler arasından parlayan bembeyaz bir inci gibi kendisini belli edecektir, yeter ki bunu fark edebilecek yetişkinlerle karşılaşabilme şansına erişebilsin.  Şu noktayı da göz ardı etmemek gerekir, bir çocuğun bir dersi sevmemesi yada başarısız olması, o çocuğun düşük IQ seviyesine sahip olduğu anlamına gelmez. Çünkü zekanın bir çok alanı vardır( bu konuda daha geniş bilgi edinebilmek için Gardner’ın çoklu zeka kuramını internetten araştırabilirsiniz.) çocuğun matematiksel zekası düşük olabilir, ancak sosyal zekası yada diğer zeka alanlarından bir tanesi daha gelişmiş olabilir, bu yönüyle hala üstün zeka özellikleri gösterebilir çocuk. Üstün yetenekleri sayesinde eksik alanlarında uygun yatırımın gösterilmesiyle beraber öğrenme geliştirerek eksiklerini tamamlayabilecek bir potansiyele sahiptir bu çocuklar.

Üstün yetenekli çocuklar her türlü akademik alanda başarı göstermek zorunda değildirler, onları diğer öğrencilerden ayıran en önemli noktalardan bir tanesi budur aslında. Normal gelişim seyrinde ilerleyen her çocuk uygun çalışma metotlarıyla, günlük tekrarlarla, doğru öğretmen ve anne- baba yaklaşımlarıyla akademik başarı gösterebilirler. Bu başarıyı gösterebilmek için ortalama zeka seviyesine sahip olmak gereklidir ancak başlı başına başarılı olmak üstün yetenekli olmayı gerektirmez. Başarı inşa edilebilen bir süreçtir, ancak üstün yetenekli olmak doğuştan bir şansa sahip olmayı gerektirir, genetik olarak getirilen bir çok durumun sonucudur üstün yetenekli olmak. Bu nedenle bir çocuk üstün yetenekli olması için yetiştirilemez, onun doğuştan  gelen bu artı özelliklerinin fark edilip, genel grup içinden ayırt edilerek özel bir eğitime alınmaları gerekmektedir. Aksi taktirde bu yetenekleri göz ardı edilen ve genel eğitim sistemi içinde tutulan bu çocukların durumu, kafese kapatılmış bir kuşa benzer, kendi potansiyellerine uygun bir ortamda eğitim görmemeleri o çocukların davranış bozukluğu göstermelerine, uyumsuz ve yaramaz olarak etiketlenmelerine, istenmeyen çocuk ilan edilmelerine sonucunda sistem dışı kalmalarına sebep olacaktır.

Üstün yetenekler gösteren çocukların bu özelliklerini onlar 1,5 yaşlarına geldiklerinde ayırt etmeye başlayabilirsiniz, çünkü bu çocuklar yaşıtlarına göre 3 ay daha erken gelişme göstermeye başlıyorlar. Yürüme, desteksiz ayakta durma, nesnelerle olan ilişkiler, koku-tat gibi beş duyusal özellikleri yaşıtlarına göre daha erken gelişiyor.Erken yaşlarda bu durumun fark edilip, çocuğun uygun eğitimsel süreçleri yönlendirilmelerinin sağlanması, çok daha yaralı olacaktır. Böyle bir durumundan şüphelendiğiniz çocuğunuzu muhakak bir uzmanla görüştürmeniz, yönlendirilmeniz açısından doğru olacaktır. Bu noktada siz anne-baba ve eğitimcilerin olarak üstün yetenekli bir çocuğu ayırt edebilmenin en kolay parametresi onu içinde bulunduğu yaşıtlarına göre kıyaslamanızdır, bazı özellikleri bu kıyaslama sırasında gözlemleriniz aracılığı ile fark edilecektir. Genelde bizim toplumuzda diğer insanlardan farklılık gösterenlerin davranışları problem olarak algılanabiliyor malesef, ancak problem olarak algılanan bazı özelliklerin bir üstün yetenek belirtisi olma ihtimali inanın çok yüksek. Bu alanda çalışan profosyonellerin ve ailelerin biraz daha dikkatli olması ve bir uzman görüşüne başvurmalarını, çocuğunuzun geleceği açısından yol gösterici olacağını şiddetle belirtiyorum.

Peki dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu belirtileri ile üstün yeteneklilik belirtilerini ayırt edebiliyor muyuz?

Dehb bozukluğu gösteren çocuklar, aşırı hareketli,kurallara uymayan ve dikkatleri çok kolay dağılabilen, davranış boyutunda daha yıkıma-saldırganlığa yönelen, tırnak içinde yaramaz olarak algılanabilecek kadar hareketli çocuklarıdır. Ancak üstün yetenekli çocukların hiperaktiviteyi andıran hareketlilikleri,daha enerjik boyutta, uysaldır. Merak duygularını beslemek, keşif etmek için sürekli sağa sola hareket eder halde bulabilirsiniz onu ancak dehb bozukluğunun aksine bu çocukların dikkat süreleri uzundur, ve dikkatlerini çeken bir konu ile ilgilendikleri zamanlarda dehbli çocuğun aksine usluca bu etkinliği, hür dikkat sürdürebilirler. Aldıkları sorumlulukları, potansiyellerine hitap edecek zorlukta çalışmalar olması şartıyla, sonuna kadar sürdürüp bitirebilirler ve bundan keyif alırlar, dehbli çocuğun aksine silah zoruyla ona böyle bir çalışmayı yaptırır durumda olmazsınız. Bu konuda söyleyecek çok daha fazla söz ve bilgiler vardır şüphesiz, kendi başınıza yaptığınız araştırmaların yetersiz olduğunu düşünüyorsanız ve çocuğunuzdaki gözlemlediğiniz bazı davranışların dehb bozukluğu mu yoksa üstün yetenek özellikleri mi olduklarını ayırt etmek istiyorsanız bir uzmana başvurmanızı öneririm. Bu konuda gerekli bilinçlenmeyi sağlayabilmeniz halinde, çocuğunuza karşı gösterdiğiniz kendi davranışlarınız doğruluğunu-yanlışlığını fark edip, ne şekilde daha etkili bir çocuk yetiştirme tarzı geliştirmek gerektiğini anlama şansı bulursunuz. Çocuğunuzla anne-baba olarak daha kaliteli zaman geçirmeye başlayabilirsiniz, çocuğunuzun üstün yeteneklerini geliştirip yarınlarına hazırlanmasında anne-baba olarak daha etkili bir rol almayı öğrenebilirsiniz, yada sizden mi akıl alacağım diyerek çocuklarınızı belkide asla uygun olmadığı bir eğitim sistemi içinde, potansiyelinin çok altında eğitilmesine, su bulanmasın rahatımız bozulmasın diyerek, aynı şekilde yaşamaya devam edebilirsiniz, takdir sizlerindir.

Umutlu yarınların teminatı çocuklarımızın potansiyellerini açığa çıkarmalarına yardımcı olan, ilgi ve alakalarını esirgemeyen vefakar anne-babalarımıza ve eğitimcilerimize selam ederim.

Bi Nefes Psikolojik Danışmanlık Merkezi

Uzman Klinik Psikolog/ Psikoterapist  Osman İLHAN

Takip Et & Beğen & Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

1
Uzmanlarımızla WhatsApps üzerinden görüşmek için sol alttaki yeşil renkli gönder tuşuna basınız..
Powered by